
Altınoluk Dergisinin Nisan 2025 Sayısı Çıktı
Altınoluk dergisinin 470. sayısı çıktı. Altınoluk dergisinin Nisan 2025 sayısı “Şimdi Şükrü Çoğaltma Zamanı” kapağıyla yayınlandı.
“Şimdi Şükrü Çoğaltma Zamanı” başlığıyla çıkan Altınoluk dergisinin 470. sayısının takdimi şöyle yapılıyor.
ŞÜKRÜ HAYAT TARZI YAPMAK
Hz. Ömer radıyallahu anh mescidde bir adamın: “Ya Rabbi beni azlardan eyle, Ya Rabbi beni azlardan eyle…” diye dua ettiğini işitmiş. Adama niye böyle dua ettiğini sorunca şu cevabı almış: “Cenâb-ı Hak: ‘Kullarımdan şükredenler pek azdır” buyuruyor. Ben de o azlardan olayım istiyorum.’” Koca halife “herkes de Ömer’den daha çok biliyor” diyerek tevazuunu göstermiş. Allah bizi de azlardan eylesin.
Bugün öyle bir zamanda yaşıyoruz ki azlardan olmak şöyle dursun şükretmek, şükrü işaret etmek ve şükürden bahsetmek neredeyse kabahat addedilir oldu. Bir nankörlük ve kadir bilmezliktir gidiyor. Güya gelişmenin yolunun hep daha fazlasını istemek ve daha azına razı olmamaktan geçtiği söyleniyor. Şükredip, elindekinin kıymetini bilmek aşağılanıyor. Herkes iyi yaşamak ister ama hak etmek kaydıyla…
İnsan önce sahip olduğunun kıymetini bilmeli. Sahip olduğunun kıymetini bilmeyen sahip olacağına erişebilir mi? Hadi erişti diyelim, onun kıymetini bilebilir mi? Modern sapmanın en sıkıntılı boyutu bu işte: Nereye ve neden koştuğunu bilmediği bir hız ve haz yarışına herkesi mecbur kılıyor. Durmak, sorgulamak ya da azla yetinmeye müsaade yok. Bu modern nankörlüktür.
Nankörlük Kur’ân’da insanoğlunun takbih edilen vasıflarından birisi, belki de en kötüsü. En basit tarifiyle şükürsüzlük demek olan bu hal, aslında bir küfür çeşidi. Küfür örtmek demek. Allah’ın lütfettiği bu kadar nimeti görmeyip de yokmuş gibi davranmak insanın iflasıdır. Fabrika ayarımızda bulunan bu halden sürekli Rabbimize sığınmamız icap ediyor. “Şüphesiz insan çok zalimdir, çok nankördür” (İbrahim, 34) ayeti bunun delilidir.
Peygamber Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem bir hadisinde en değerli üç şeyden bir tanesini “Allah’ın nimetlerine şükrederek kulluk yapan kalp” olarak tarif etmişlerdi. Şükürsüzlük ve nankörlüğün zirve yaptığı bir zamanda şükrü bir hayat tarzına dönüştürmemiz gerekiyor. Şükrü bir hayat tarzı haline getirmek, şükürle yaşayıp yaşatmak ve şükrün cazibesini artıracak bir hayata muvaffak olmak şeklinde anlaşılabilir.
Şükrü hayat tarzı yapmak, şükrün şahidi olmaktır. Şahit, nimetlerin nimet olduğunu idrak eden ve kalbi, kavli ve fiili şükrüyle bunların sahibine işaret eden kimsedir. Şükrün şahidi olmak, nankörlüğü markalaştırmış bir toplumun içerisinde şükür elçisi olarak yaşamayı başarmaktır. Bu sayımız sosyal ilişkilerin kanserine dönüşmüş şükürsüzlük ve nankörlük illetini ele alıyor. İstifadeye medar olsun diye dua ediyoruz.
ALTINOLUK, bir şükür elçisidir. Şükrümüz, birlikte yürüdüğümüz dostlarımızın simalarındaki secde izine, onların dosta karşı merhametli, düşmana karşı kararlı duruşlarınadır. Biz ta ilk günden bu yana birlikte yürüdüğümüz dostlarımızın sesi olmaya gayret ettik. Bu bir şükür vesilesidir. Yıllar içerisinde yürüyüşümüz aksamadan devam etti, yine şükrettik. Dostlarımız bize teşekkürlerini gönderdiler, yine şükrettik. Şükür dediğimiz bu sayımızda bu şükrümüzü ifade etmeyi bir borç biliyoruz. Üzerimizdeki kardeşlik nimeti hiç eksilmesin diye dua ediyor, bir sonraki sayımızda buluşmak ümidiyle hepinizi Allah’a emanet ediyoruz.
YORUMLAR