Çocuklarda Tuvalet Eğitimi Nasıl Olmalıdır?

Tuvalet eğitimi, çocuğun gelişimsel açıdan hazır olduğu dönemde başlamalıdır. Peki, çocuğun bu eğitimi alması için uygun yaş nedir? Hangi gelişimsel belirtiler, eğitimin başlayabileceğini gösterir? Ayrıca, eğitim sırasında nelere dikkat edilmeli ve cezaların yeri nedir? Bu soruların cevapları, başarılı bir tuvalet eğitiminin temelini atmaktadır.

Bir-iki yaş dönemi, bebeğin çok hızla büyüdüğü ve geliştiği dönemlerden birisidir. Bu nedenle bu dönemde kazandığı başka beceriler de vardır.

ÇOCUĞA TUVALET EĞİTİMİ VERİRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Çocuğa Tuvalet Eğitimi Kaç Yaşında Verilir?

Çocuk yürümeye başladıktan sonra mesâne (anüs) kontrolü zamanla tamamlanabilmektedir. Bu durumda çocuğu üç-beş aylıkken eğitmeye başlamak doğru mudur?

Bu dönemde çocuğun kasları tam olarak gelişimini tamamlamadığı için eğitim hem güç, hem de yorucu olur ve uzun sürer. Anne yaptığı baskı ile çocuğu tedirgin eder. Bu bakımdan tuvalet eğitimi için çocuğun yaşı, bir-bir buçuk olursa eğitim kısa sürede sonuca ulaşır. Ancak çocuğa düzenli bir kontrolün kazanılması için iki yaşına kadar süre tanımak gerekir. Bu süre kişisel farklılıklara göre değişir. Farklılıklar aşağıdaki üç hususa göre değişkenlik arz edebilir:

  1. Mesâne Kontrolü: Çocuk küçük tuvaletini birkaç kere, ama yeterli yapıyorsa (az az defalarca yapması kontrolü olmadığını gösterir) ve altına bağladığınız bez iki-üç saat geçtiğinde hâlâ kuru çıkıyorsa, çocuk mesâne kontrolüne sahip demektir.
  2. Bedenî Gelişim: Bedenî gelişiminde çocuğun el ve parmak koordinasyonu, nesneleri amaçlı hâlde kullanabilecek kadar gelişmiş mi? Örneğin lego gibi oyuncakları amaçlı bir şekilde birbirine takabiliyor mu?
  3. Zihinsel Gelişim: Aşağıdaki soruların cevabı “evet” ise zihin gelişimi bakımından artık çocuğa tuvalet eğitimi verilebilir demektir.

*   Çocuğunuz ona söylediğiniz basit bir işi yerine getirebiliyor mu?

*   Yüzündeki organları gösterebiliyor mu?

Belirli bir yere kendi başına gidebiliyor mu? (Ev içerisinde odadan odaya)

Basit işlerde sizi taklit edebiliyor mu?

Bir nesneyi bir başka yere, yerleşmesi gerektiği gibi yerleştirebiliyor mu?

Yukarıdaki sorulara cevabınız “evet” ise çocuğunuz tuvalet eğitimi için zihinsel olarak hazır demektir.

Tuvalet eğitimi ile ilgili olarak; bez, ıslak, kuru, külot, tuvalete oturmak vb. kelimeler ile bu konudaki işleri açıklayan fiiller (kelimeler, kavramlar) öğretilmelidir.

Çocuk Tuvalete Nasıl Alıştırılır?

* Sabah kalkınca bezini açın. Çocuğa artık beze ihtiyacı olmadan ihtiyacını herkes gibi tuvalete yapabileceğini anlatın.

* Kirli olanların artık son olduğunu söyleyerek çocuğunuzla birlikte temizleneceği yere bırakın.

* Temiz ve iç çamaşırını “bu artık hep kuru kalacak” diyerek giymesine yardımcı olun.

* Çocuk için tuvaleti uygun bir şekilde hazırladıktan sonra birlikte tuvalete gidin. Ona tuvaletini nasıl ve nereye yapacağını gösterin. Bu konuda bir yetişkin ya da bir çocuktan yararlanılmalıdır. “Benim vardı yaptım. Bak kardeşinin de gelmiş, yapıyor.” diyerek örnek gösterdikten sonra; “Senin de tuvaletin geldi mi?” diye sorun. Cevap “evet” ise, tuvalete oturmasını sağlayın. Cevap “hayır” ise, “tuvaletin gelince tuvalete tekrar geleceğiz” deyin.

* O gün her otuz-kırk beş dakikada bir,

* Öğle uykusuna yatmadan önce,

* O akşam yemekten sonra yatarken tuvalete götürün.

* Gece seçeceğiniz belli saatlerde çocuğunuzu tuvalete kaldırın.

Çocuğu Tuvalete Alıştırma Yöntemleri

* Eğitim başladığında artık çocuğumuza bez takmayacağız. (Gece ve gündüz farketmez)

* Çocuk ihtiyacını tuvalete, lâzımlığa yaptığında muhakkak ödüllendireceğiz. Bu ödüllendirme “âferin” deyip alkışlanabilir. Onun bu davranışları başkalarının yanında da anlatılıp başardığı için önemli olduğu hissettirilmelidir. Böylece çocuk başardığı için gurur duyacaktır. Ancak ödüllendirmede de aşırıya gitmek hatalıdır. Çünkü bağımsızlaşma çabasında olan çocuk yetişkinlerin kontrolünde olduğu duygusuna kapılabilir ve bundan hoşlanmaz.

* Çocuğumuzun tuvalet eğitimi için yeterli olgunluğa ulaşıp ulaşmadığını anlamak için onu gözlemlemeliyiz.

* Tuvalet eğitimi süresince çocuğumuzu kesinlikle aşağılamamalıyız. Bilinçli olarak bu eğitimimiz ödüllendirmeden oluşmalıdır.

Tuvalet Eğitiminde Cezanın Yeri Nedir?

Tuvalet eğitiminde cezalandırmanın (dayak, poposunu yakmak, kibritle korkutmak gibi davranışların) olumlu yönde hiçbir etkisi olmaz. Üstelik çocuk korku ile daha da gerileyebilir. Bu sebeple tuvalet eğitiminde en önemli konu, yanlış davranışlar üzerinde fazla durmamak, doğru davranışları ise övmektir. Zamanla ödül ve övgülerin sıklığını azalttığınızda bile çocuğunuzun kazandığı davranışın devam ettiğini göreceksiniz.

Tuvalet eğitimi uzun süreli ve sabır gerektiren bir iştir. Bu sebeple anne-babalar birkaç gün ya da birkaç ayda bu sorunun çözümlenebileceğini düşünmemelidirler. Çocuklar ancak dört-beş yaşlarına geldiklerinde tam olarak tuvalet kontrolü kazanabilirler.

“Çocuklara yetişkin muâmelesi yapınız, fakat onlardan yetişkin gibi davranmalarını beklemeyiniz.”  R. Rowel Davee

Kaynak: Semra Meram, Şebnem Dergisi, Sayı:10

İslam ve İhsan

OKUL BAŞARISIZLIĞININ NEDENLERİ VE ÇÖZÜM YOLLARI

Okul Başarısızlığının Nedenleri ve Çözüm Yolları

İSLAM’DA ÇOCUK EĞİTİMİ

İslam’da Çocuk Eğitimi

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.