Emriniz Altındakiler Hakkında Allah’tan Korkun!
İdârî mevkîlerde bulunanların dikkat etmesi gereken nebevî tâlimât...
Her mü’min, Cenâb-ı Hakk’ın kendisine bahşettiği maddî-mânevî imkânları, mes’ûl olduğu topluma âzamî istifâde sağlayacak şekilde kullanmanın muhâsebesi içinde olmalıdır. Vazifesini hakkıyla îfâ edemeyeceği zamanlarda ise nefsâniyetine mağlup olmadan, büyük bir ferâgat-i nefs ile yerini kendisinden daha liyâkatli kimselere bırakmalıdır. Şan ve şöhretten kaçarak, gerektiğinde pâyesiz ve isimsiz yaşamayı tercih etmeli ve hubb-i riyâsetin esîri olmaktan sakınmalıdır.
EMRİNİZ ALTINDAKİLER HAKKINDA ALLAH’TAN KORKUN!
Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in vefâtından önce son olarak fem-i muhsinlerinden sâdır olan; “Namaz! Namaz! Emriniz altındakiler hakkında Allah’tan korkun!”[1] nebevî tâlimâtına son derece ehemmiyet vermelidir.
İdârî mevkîlerde bulunanlar, nefislerini dâimâ hesâba çekip; “Acabâ idârî mes’ûliyetin ağır şartlarının idrâki içinde miyim, yoksa hubb-i riyâsete kapılıp rûhumu zehirlemekte miyim?” diye kendilerine sormalıdırlar.
Dipnot:
[1] Ebû Dâvûd, Edeb, 123-124/5156.
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, 12 Saadet Damlaları, Erkam Yayınları