
İbadetin Özü 'Dua'
Duanın önemi ve fazileti nedir? İbadet hayatımızda duanın yeri nedir?
Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Kullarım sana, beni sorduğunda (söyle onlara): Ben çok yakınım. Bana dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm. O halde (kullarım da) benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulurlar.” (Bakara, 186)
Rasûlullah (sav) buyurdular:
“Duâ, ibâdettir. İbâdetin iliği ve özüdür. Allâh katında O’na duâ etmekten daha kıymetli bir şey olamaz…” (Rûdânî, Cemu’l-Fevâid, 9219-20-21-22-25)
Allahû Teâlâ'nın güzel isimlerinden biri de "El-Mûcib"dir. O, kendisine yönelip yalvaranların isteklerini verendir. Ne kadar ve neler bağışlarsa bağışlasın hiçbir şeyi eksilmeyen, sonsuz zenginlik sahibidir. Allah kuluna kulundan daha yakındır. Allah'ın her zerreye her noktaya yakınlığı birdir. Onun için ne kadar içten olursa olsun kendisine yalvaranları bilir ve yalvarmalarını işitir.
"Sözünüzü ister içinizde tutun, ister açıklayın, hepsi birdir. Kalplerdekini O bilir. Hiç bilmez mi onu yaratan? O latif olarak haberdardır herşeyden." (Mülk, 13-14)
Allah isteyeni, istediği şeyi bilir, dilerse lâhza içinde verir, dilerse bir zaman sonra verir, dilerse hiç vermez. Bazen ihtiyaçlarının giderilmesi için şuna buna müracaat etmek niyetinde bulunan bir kulunun ihtiyaçlarını, onun müracaat etmek istediği yerlerin dışından gönderir. Bu sûretle o kulunu isteme zilletinden saklar. Bazen de bir insanın dostları, akrabaları, sevdikleri birleşir, onun pürüzlü işlerini düzeltmek yoluna koymak için elbirliğiyle çalışırlar da hiçbir şeye muvaffak olamazlar. Sonra Allah o işleri başka yollarla halleder, kulunu minnet yükü altında kalmaktan kurtarır. Velhasıl Allah'ın her kuluna ayrı bir muamelesi vardır. Bize yaraşan istemektir. Ondan sonra da hakkımızda Hak'dan ne muamele zuhûr ederse ona memnunlukla râzı ve teslim olmaktır. (Dr. Sema Yüksekdağ, Altınoluk Dergisi Ekim-2000)
Kaynak: Altınoluk Dergisi, 2g1d Hizmeti
YORUMLAR