İşgalcilerin Yeniden Başlattığı Saldırılarda Şehit Sayısı 1000'i Aştı

İşgalcilerin, 18 Mart'ta ateşkesi bozarak Gazze'ye yeniden başlattığı saldırılarda şehit olanların sayısı 1000'i aştı.

İşgalcilerin, Ramazan Bayramı'nın ikinci gününde Gazze Şeridi'nin çeşitli bölgelerine düzenlediği saldırılarda aralarında çocukların da bulunduğu 41 Filistinli hayatını kaybetti.

İşgalciler, Ramazan Bayramı'nın ikinci gününde de Gazze Şeridi'ni vurmaya devam ediyor.

Gazze Şeridi'nin güney, orta ve kuzey bölgeleri işgalcilerin bombalarının hedefi oldu. 

İşgalciler, bayram kutlaması için toplanan sivilleri vurdu

Sağlık kaynaklarından alınan bilgiye göre, işgalcilerin, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus kentinin orta kesimlerinde bayramı kutlamak için toplanan sivilleri hedef aldığı saldırıda aralarında çocukların da bulunduğu 6 kişi öldü, çok sayıda kişi yaralandı.

Bayramda yine çocuklar öldürüldü

İşgalcilerin Han Yunus kentinin doğusundaki Abesan beldesinde bir evi hedef alması sonucu 2'si çocuk 3 Filistinli yaşamını yitirdi.

Ayrıca bir evin hedef alındığı işgalcilerin hava saldırısında 2 çocuk öldü, çok sayıda kişi yaralandı.

Yerinden edilen Filistinlilerin sığındığı çadıra saldırı

İşgalcilerin, Han Yunus kentinin Mevasi bölgesinde yerinden edilen Filistinlilerin sığındığı bir çadıra düzenlediği saldırıda da 1 kişi hayatını kaybetti.

İşgalcilerin insansız hava aracıyla Gazze Şeridi'nin merkezindeki Megazi Mülteci Kampı'nın doğusunu hedef aldığı saldırıda 3 çiftçi yaşamını yitirdi.

Han Yunus'ta Filistinlilerin evleri vuruldu

Filistin resmi haber ajansı WAFA'ya göre, işgalcilerin, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus kentinde Filistinli "Mikdad" ailesine ait evi bombaladı. Saldırıda 4 Filistinli hayatını kaybetti, çok sayıda kişi de yaralandı.

Kentin Abasan el-Kebira bölgesinde Filistinli "En-Neccar" ailesine ait evin işgalciler tarafından hedef alınması sonucu 2 Filistinli yaşamını yitirdi.

Han Yunus'un merkezinde işgalcilerin gece saatlerinde Kemal Muammer isimli Filistinlinin evini bombalaması sonucu 6 kişi öldü.

İşgalcilerin kentin batısında yerinden edilen Filistinlilerin kaldığı bir çadırı bombalaması sonucu 2 Filistinli öldü, birçok kişi de yaralandı.

Gazze'nin orta ve kuzeyine saldırı

İşgalcilerin, Gazze'nin orta kesimindeki El-Masdar köyünü hedef alması sonucu 3 Filistinli hayatını kaybetti.

Zevayide beldesinin batısında yer alan Es-Sevariha bölgesinde işgalcilerin yerinden edilen Filistinlilerin kaldığı bir çadırı bombalaması sonucu 1 kişi öldü, birçok kişi de yaralandı.

Gazze'nin kuzeyindeki Cibaliya'nın kuzeyinde de işgalci savaş uçaklarının Filistinlileri hedef alması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

BM okuluna dronlu saldırı

Ayrıca, Gazze'nin orta kesimindeki Bureyc Mülteci Kampı'nda işgalcilere ait dronun yerinden edilen Filistinlilerin kaldığı Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansına (UNRWA) bağlı okula bomba atması sonucu 1 çocuk yaralandı.

İşgalciler, Gazze Şeridi'nde 19 Ocak'ta yürürlüğe giren ateşkesin ardından 18 Mart sabahı şiddetli saldırılarına yeniden başlamıştı.

Gazze'deki Sağlık Bakanlığı, işgalcilerin dün Ramazan Bayramı'nın ilk gününde düzenlediği saldırılarda 53 Filistinlinin hayatını kaybettiğini, 189 kişinin de yaralandığını bildirmişti.

İşgalcilerin, ateşkesi bozarak Gazze'ye yeniden başlattığı saldırılarda ölenlerin sayısı 1000'i aştı

Gazze'deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, işgalcilerin Gazze'de devam eden saldırılarında yaşanan can kayıpları ve yaralanmalara ilişkin son bilgiler paylaşıldı.

İşgalcilerin 19 Ocak'ta varılan ateşkesi bozarak 18 Mart'tan bu yana düzenlediği saldırılarda 1001 Filistinlinin hayatını kaybettiği, 2 bin 359 Filistinlinin de yaralandığı belirtildi.

Son 48 saatte hastanelere 80 ölü ve 305 yaralı getirildiği kaydedildi.

Ramazan Bayramı'nın ilk gününde işgalcilerin düzenlediği saldırılarda 53 Filistinlinin hayatını kaybettiği, 189 kişinin de yaralandığı aktarıldı.

İşgalcilerin Gazze Şeridi'ne 7 Ekim 2023'ten beri düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısının ise 50 bin 357'ye, yaralıların sayısının da 114 bin 400'e yükseldiği kaydedildi.

Gazze Şeridi'nde enkaz altında hâla binlerce ölü olduğu belirtiliyor.

İşgalcilerin Gazze'de 7 Ekim'den beri 1513 sağlık personeli ve yardım çalışanını öldürdü

İşgalcilerin 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda 1513 sağlık personeli ve insani yardım çalışanının öldürüldüğü, yüzlerce sağlık kurumu ve sivil savunma merkezinin de yıkıldığı bildirildi.

Gazze'deki hükümetin Medya Ofisinden yapılan yazılı açıklamada, işgalcilerin Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah kentinde sağlık ve insani yardım çalışanlarını hedef aldığı son saldırıların, bölgede insani yardım çalışanlarının görevlerini yerine getirirken karşı karşıya kaldıkları büyük tehlikeleri ve ihlalleri gözler önüne serdiği ifade edildi.

İşgalcilerin saldırılarında Gazze Şeridi'nde 7 Ekim 2023'ten bu yana 1513 sağlık personeli ve insani yardım çalışanının hayatını kaybettiği, bunlardan 1402'sinin sağlık personeli ve 111'inin de insani yardım çalışanı olduğu kaydedildi.

Aynı dönemde işgalcilerin 362 sağlık personeli ile 26 sivil savunma çalışanını alıkoyduğu ve alıkonulan 3 doktorun hapishanede gördüğü işkence sonucu yaşamını yitirdiği aktarıldı.

İşgalcilerin sistematik şekilde altyapıyı hedef aldığı saldırılarda Gazze'nin çeşitli bölgelerinde 34 hastane ile 80 sağlık merkezinin yıkıldığı ya da hizmet dışı kaldığı belirtildi.

Gazze'de 162 sağlık kurumu, 15 sivil savunma merkezi, 142 ambulans, 54 itfaiye ve arama kurtarma aracının işgalci güçlerince hedef alındığı bilgisine yer verildi. 

İşgalcilerin Batı Şeria'nın Beytullahim kentinin batısında baskın düzenledi

İşgalcilerin, işgal altındaki Batı Şeria'nın Beytullahim kentinin batısındaki Husban köyüne baskın düzenledi.

Filistin resmi haber ajansının WAFA'nın güvenlik kaynaklarına dayandırdığı habere göre, Beytullahim kentinin batısındaki Husban köyüne baskın düzenleyen işgalcilerin askerleri birçok mahalle ve caddede konuşlandı.

İşgalciler askerleri bölgedeki birçok evde arama yaptı.

İşgalcilerin, Batı Şeria'da Filistinlilere ait yapıları yıktı

Filistin resmi ajansı WAFA'nın haberine göre, işgalciler, Ürdün Vadisi'nin kuzeyindeki El-Burc bölgesinde Filistinli Radi Halil Zevahira ile oğlu Halil'e ait yapıları yerle bir etti.

İşgalcilerin son aylarda bölgede Filistinlilere ait yapıları 3. kez yıktığı kaydedildi.

Ayrıca, işgalcilerin Ürdün Vadisi'nin kuzeyinde yer alan Berdele'de de tarım için kullanılacak inşaat halindeki bir yapıyı yıktığı aktarıldı.

İşgalcilerin, sık sık işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te "ruhsatsız olduğu" gerekçesiyle Filistinlilere ait yapıları yıkıyor.

Filistin Kurtuluş Örgütüne bağlı Ayrım Duvarı (Utanç Duvarı) ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Komitesine göre, işgalcilerin ocak ayında 74'ü meskun ev, 4'ü boş ev ve 29'u tarım tesisi olmak üzere 126 yapıyı etkileyen onlarca baskın ve yıkım gerçekleştirdi.

İşgalci makamları, işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilerin "C" bölgelerinde inşaat ve tarım yapmasını engellerken, ruhsat almanın ise neredeyse imkansız olduğu belirtiliyor.

Filistin yönetimi ile işgalciler arasında 1995'te imzalanan "İkinci Oslo Anlaşması" çerçevesinde Batı Şeria; A, B ve C bölgelerine ayrılmıştı.

İşgal altındaki Batı Şeria'nın yüzde 18'ini kapsayan "A bölgesi"nin yönetimi, idari ve güvenlik olarak Filistin'e, yüzde 21'lik "B bölgesi"nin idari yönetimi Filistin'e "güvenliği" işgalcilere devredilirken, yüzde 61'ini kapsayan "C bölgesi"nin "idare ve güvenliği" işgalcilere bırakılmıştı.

İşgalcilerin Batı Şeria'daki saldırıları

Gazze'de varılan ateşkesin 19 Ocak'ta yürürlüğe girmesinin ardından işgalcilerin, 21 Ocak Salı günü işgal altındaki Batı Şeria'nın kuzeyinde yer alan Cenin kenti ve mülteci kampına "Demir Duvar" adını verdiği bir saldırı başlattı.

Ardından saldırılar Tulkerim ve Tubas ile buralardaki mülteci kamplarını kapsayacak şekilde genişletildi. işgalcilerin, Cenin ve Tulkerim'deki kamplarda işgalini sürdürürken burada 100'e yakın binayı yerle bir etti.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te 7 Ekim 2023'ten bu yana işgalci askerleri ile Filistin topraklarını gasbeden İşgalcilerin saldırılarında 168'i çocuk 939 Filistinli yaşamını yitirdi, yaklaşık 7 bin kişi yaralandı, 15 bin 700 kişi ise gözaltına alındı.

Kaynak: Diyanet Haber

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.