Namaz Kılanın Önünden Geçişi Namazı Bozan Şeyler

Namaz kılanın önünden geçişi namazı bozan şeyler ile ilgili hadisler.

Ebû Zer radıyallahu anh’dan, Hafs rivâyetinde: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem; erkeğin namazını bozar, buyurdu. Süleyman bin Muğîra’dan rivâyette Ebû Zer dedi ki:

“Önünde Semer ağacının sonu kadar bir şey olmadıkça erkeğin namazını, eşek, siyah köpek ve kadının geçmesi bozar,” buyurdu.

Hafız diyor ki: Sarı, kırmızı ve beyaz (köpekler de var) neden siyah köpek bozuyor, dedim.

Ebû Zer: Ey kardeşimin oğlu, bana sorduğun gibi ben de Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e sordum, “Siyah köpek şeytandır.” buyurdu. (Ebû Dâvûd, Salât, 110/702; Müslim, Ebvâb’us-Sütre, b. 16, s. 130, c. 1; Tirmizi, Kitâbu’s-Salât, b. 253, n. 338, s. 161, c. 2; Nesêi, Kitâbu’l-Kıble, b. Ma-Yaktau’s-Salât, s. 63, c. 2; İbn-i Mâce, Kitâbu’s-Salât, b. 38, n. 950, s? 305, c. 1)

Hadisin Açıklaması

Şeytan köpek sûretine girmek istediğinde siyah köpek sûretine girer veya siyah köpek diğer köpeklerden daha şerli olduğu için siyah köpek şeytandır, buyurulmuştur.

Bu hadisin hükmünde ilim adamları ihtilaf ettiler. Ahmed bin Hanbel namaz kılanın önünden siyah köpek geçerse namazı batıl olur, diyor.

Ebû Hanife, Şâfiî ve Mâliki hazretleri bu hadis-i şerifi şöyle te’vil ettiler.

Bu hayvanlar namaz kılanın kalbine vesvese vererek namazının bozulmasına sebep olur. Yoksa hiç bir canlının namaz kılanın önünden geçmesi namazını iptal edemez.

*

Şu’be’nin İbn-i Abbas radıyallahu anh’dan merfûan rivâyet ettiği bir hadiste Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Namazı hayızlı kadın ve köpek bozar,” buyurdu.

Ebû Dâvud dedi ki: Bu hadis-i Said, Hişam, Hemmam, Katade’den, o da Câbir bin Zeyd’den, o da, İbn-i Abbas’tan mevkûman İsnâd ettiler. (Ebû Dâvûd, Salât, 110/703)

*

İbn-i Abbas radıyallahu anh, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem olduğunu zannederim, dedi ki:

“Sizden biriniz sütresiz namaz kıldığı vakit hakikat şudur ki, onun namazını (köpek) eşek, domuz, Yahudî, Mecusi ve kadının (geçmesi) keser, bir taş atımı mesafesi uzaklıktan geçerlerse namazı tamdır.” (Ebû Dâvûd, Salât, 110/704)

Ebû Dâvud dedi ki: Bende bu hadise dair bir şüphe vardır. Bunu İbrahim’le ve başkalarıyla müzâkere ettim. Fakat hiçbiri de bu hadisin Hişam’dan rivâyet edildiğini bilmiyor. Öyle zannediyorum ki. vehim İbn-i Ebi Semine’dendir. Bunda münker olan “mecûsi” ve “bir taş atma mesafesi” sözleriyle “domuz” kelimesinin zikredilmesidir.

Yine Ebû Dâvud diyor ki: Ben bu hadis-i sadece Muhammed bin İsmail’den işittim. Zannımca bu onun vehmidir. Çünkü o bize ezberinden naklederdi. (Ebû Dâvûd, Salât, 110/704)

Hadisin Açıklaması

Köpek, kadın, domuz Yahudi ve Mecusi namaz kılanın önünden bir çakıl taşı atacak kadar mesafeden geçerlerse namazı tamdır. Diğer manâya göre bunlardan biri önünden geçerken namaz kılanın onlara, önünden geçmesine mani olmak için bir tek çakıl taşı alıp atması kâfi gelir. Ondan sonra geçseler de namazı bozulmaz demektir.

*

Yezid bin Nemran radıyallahu anh’dan; Tebük’ta kötürüm bir adam gördüm. O, şöyle dedi: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem namaz kılarken ben eşek üzerinde biner olduğum halde önünden geçtim. (Benim hakkımda) “Yarabbî onun (yeryüzündeki ayak) izini kes,” dedi. Ondan beri ayağım üzerinde yürüyemiyorum demiştir. (Ebû Dâvûd, Salât, 110/705)

*

Said (bin Abdulaziz)den bir önceki hadisin İsnâdiyle aynı manâda rivâyet edildi. O rivâyette Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Namazımızı kesti Allah da onun (yeryüzündeki ayak) izini kessin.” cümlesi ziyadedir.

Ebû Dâvud dedi ki: Bu hadis-i Ebû Müshir, Said radıyallahu anh’dan rivâyet etti. Said o rivâyetinde: “Namazımızı kesti,” dedi. (Ebû Dâvûd, Salât, 110/706)

*

Said bin Gazvan radıyallahu anh’dan: Babam haccetmiş olarak Tebük’e inmişti. Bir de ne görsün, oturtulmuş (sakat) bir adam var, ona neden böyle olduğunu sordu.

Sakat adam, sana bir hadis haber vereceğim dedi. Ama ben sağ oldukça bu işittiğini kimseye söylemeyeceksin. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Tebük’teki bir hurmanın önüne inmişti. Şu (ağaç) bizim kıblemizdir, buyurdu. Ve hurmaya doğru dönerek namaz kıldı. Ben daha bir çocuktum, koşarak geldim (Sütre olan) hurma ile Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem arasından geçtim. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:

O bizim namazımızı kesti. Allah da onun (yeryüzündeki ayak) izini kessin, dedi. (O günden) bu güne kadar ayağım üzerine duramıyorum, dedi. (Ebû Dâvûd, Salât, 110/707)

Kaynak: İbrahim Koçaşlı, Sünen-i Ebî Davud ve Tercemesi, Erkam Yayınları

İslam ve İhsan

NAMAZDA MEKRUH OLAN ŞEYLER

Namazda Mekruh Olan Şeyler

NAMAZDA YAPILMASI MEKRUH OLAN DAVRANIŞLAR

Namazda Yapılması Mekruh Olan Davranışlar

NAMAZ KILANIN ÖNÜNDEN GEÇMEK İLE İLGİLİ HADİS

Namaz Kılanın Önünden Geçmek ile İlgili Hadis

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.