Osmanlı'nın Bosna Hersek'teki Mirası Gazi Hüsrev Bey Medresesi 488 Yıldır Eğitim Veriyor

Balkanlar'ın en önemli eğitim kurumlarından olan Gazi Hüsrev Bey Medresesi'nde 488 yıldır dini derslerin yanı sıra bilimsel eğitim de veriliyor.

Bosna Hersek'in başkenti Saraybosna'da Osmanlı Padişahı II. Bayezid'in torunu Gazi Hüsrev Bey tarafından 8 Ocak 1537'de kurulan, dünyadaki en eski eğitim kurumlarından ve ülkenin en gözde liselerinden olan tarihi Gazi Hüsrev Bey Medresesi'nde, 488 yıldır kesintisiz eğitim veriliyor.

Osmanlı Devleti'nin Balkanlar'daki imar ve inşa faaliyetlerinin en önemli eserlerinden olan tarihi Başçarşı'daki Gazi Hüsrev Bey Medresesi, tanıklık ettiği savaşlar ve zorluklara rağmen ülkenin en prestijli eğitim kurumu olarak öne çıkıyor.

Bosna Hersek'te 9 yıllık ilköğretimin ardından sadece en iyi öğrencileri bünyesine katan medresede dini derslerle birlikte bilimsel eğitim de yapılıyor.

Hırvatistan'ın güneyindeki Dubrovnik kentinden getirilen taş ustalarının yaptığı medrese, bünyesinde yer aldığı Gazi Hüsrev Bey Külliyesi ile birlikte ülkeye gelen turistlerin de ziyaret noktalarından biri.

Komünist eski Yugoslavya döneminde de eğitime ara vermeden devam eden medrese, 1992-1995'teki savaşta kuşatma altında tutulan başkentte faaliyetlerini sürdürerek, Bosna Savaşı'nın sembollerinden biri oldu.

"MEDRESEMİZİN ÖĞRENCİLERİ BURADA KALİTELİ BİR TERBİYE VE TÜM DİNİ ALIŞKANLIKLARI EDİNMEKTEDİR"

Gazi Hüsrev Bey Medresesi Direktörü Cevad Pleh, AA muhabirine medresenin Boşnaklar için çok önemli olduğunu, bölgede yaşayan Müslümanların da medeniyet, kültür ve manevi gelişimine katkı sağladığını söyledi.

Pleh, medresenin Boşnakların bir topluluk ve millet olmasında önemli katkıları bulunduğunu belirterek, şunları ifade etti:

"Medrese, 488 yıldır öğrencilerine İslam dini ve terbiyesi hakkında temel bilgiler vermekte aynı zamanda onların üniversitelerdeki başarılı eğitimlerine ve toplumsal hayata katılımlarına yardımcı olacak diğer gerekli bilgileri de sunmaktadır. Öğrencilerimize tıp ve mühendislikten sosyal bilimlere ve dini hayata kadar her alanda eğitimlerine devam etmeleri için gerekli olan diğer doğal ve sosyal bilimler alanlarında da kaliteli bir eğitim sunmaktayız. Medresemizin öğrencileri burada kaliteli bir terbiye ve tüm dini alışkanlıkları edinmektedir."

Kuruluş yıl dönümlerinde medresenin başarılı mezunlarını da ödüllendirdiklerini aktaran Pleh, asırlardır bazı kutsal değerleri muhafaza ederek ayakta kaldıklarını dile getirdi.

Pleh, medresenin 488 yıl boyunca faaliyetlerini hiç durdurmadığını kaydederek, "Yatılı bir sistemle eğitim veriyoruz, şu anda kız ve erkek 450 öğrencimiz var. Medresenin kız kısmında yenileme çalışmaları yapılıyor. Medreseye yalnızca ilkokulların en başarılı öğrencileri kabul edilmektedir, yalnızca en iyileri alıyoruz." dedi.

BOSNA HERSEK'İN ÖNEMLİ DİN VE DEVLET ADAMLARININ MEZUN OLDUĞU OKUL

Bosna Hersek'te 16. yüzyılın ilk yarısında 20 yıl boyunca Osmanlı'nın sancak beyliğini yapan Gazi Hüsrev Bey, inşa ettirdiği cami, medrese, kütüphane, saat kulesi, çarşı, han ve dükkanlarla o dönemde mütevazı bir kasaba olan Saraybosna'nın şehirleşmesinde en önemli adımları attı.

Gazi Hüsrev Bey Medresesi, İngilizce, Arapça ve Türkçe eğitim verdiği için Boşnak ailelerin öncelikli tercihleri arasında bulunuyor. Gazi Hüsrev Bey Vakfının arşivindeki belgelerde de medresenin Gazi Hüsrev Bey tarafından annesi Selçuk Hatun anısına yaptırıldığı ifadesi bulunuyor.

Çatısının kurşun olması nedeniyle halk arasında "Kurşumliya (Kurşunluca)" olarak da bilinen medrese, ülkenin önde gelen birçok önemli din ve devlet adamının yetiştiği yer olarak biliniyor.

Tarihi medresenin kapısındaki kitabede, "Bu bina bilimi ve Allah sevgisini dualarla arayanlar için yapıldı. Dinin savunucusu Gazi Hüsrev, iyi niyetin kaynağı ve adaletin gururudur." yazısı yer alıyor.

Osmanlı'nın Bosna'daki ilk sancak beyi İshakoğlu İsa Bey, "Saraybosna'nın kurucusu" diye bilinirken, Gazi Hüsrev Bey de Saraybosna'nın şehir ve ticaret merkezi haline gelmesini sağlayan isim olarak tarihi kayıtlarda yer alıyor.

Gazi Hüsrev Bey'in Saraybosna'ya bıraktığı en önemli eserlerden medrese, 488 yıllık geçmişiyle tarihe tanıklık etmeyi sürdürüyor.

Kaynak: AA

İslam ve İhsan

SARAYBOSNA’YI İNŞA EDEN OSMANLI: GAZİ HÜSREV BEY

Saraybosna’yı İnşa Eden Osmanlı: Gazi Hüsrev Bey

BALKANLAR’DA OSMANLI’NIN TANIKLARI

Balkanlar’da Osmanlı’nın Tanıkları

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.