Ramazan Bu Yıl Kaç Gün Sürecek?

“On bir ayın sultanı” Ramazan-ı Şerif, bu yıl 29 gün sürecek!

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı kameri ay hesaplamalarına göre, Şevval ayının hilali, Ramazan'ın 29'uncu günü akşamı görüleceği için bu yıl Ramazan 29 gün sürecek.

On bir ayın sultanı Ramazan'ın ilk teravih namazı 28 Şubat Cuma günü kılınacak, 28 Şubat'ı 1 Mart'a bağlayan gece sahura kalkılacak ve aynı gün ilk iftar yapılacak.

Oruç, teravih namazı, fitre, mukabele ve Kur'an-ı Kerim'in hatmedilmesi gibi ibadetlerin ifa edildiği ve ihtiyaç sahiplerinin her zamankinden daha fazla gözetildiği bu ayda, Kur'an-ı Kerim'de "bin aydan daha hayırlı" olduğu bildirilen Kadir Gecesi 26 Mart'ta idrak edilecek.

Ramazan Bayramı ise 30 Mart'ta başlayacak.

RAMAZAN NEDEN BAZEN 29 GÜN TUTULUR?

Dini ibadetlerin zaman dilimlerinin belirlenmesinde hicri takvimin esas alındığına dikkati çeken Çalış, "Orucun başlangıcı ve bitişi ramazan ayında olur. Ramazan ayı da hicri takvimde yer alan aylardan birisidir. Aynı zamanda ay takvimi olan hicri takvim, miladi takvime göre 10-11 gün kısadır. Bu yüzden bir yıl 354 gündür. Böyle olunca Ramazan ayı her yıl 10-11 gün daha erkene gelir. Dolayısıyla Ramazan orucunun bazen 29, bazen 30 gün olarak tutulması bundan kaynaklanır." bilgisini paylaştı.

Müslümanların Ramazan'da infaklarını artırması gerektiğini belirten Çalış, "Yeryüzünde nice insanımız kan ve gözyaşı içerisinde zulüm altında inliyor, açlık ve sefaletle pençeleşiyor. Bu yüzden Ramazan ayında artırdığımız zekat ve infaklarımızı yıl içinde de sürdürmemiz gerekir. Böyle bir tablo varken konforlu bir hayat süremeyiz." diye konuştu.

Kaynak: AA

İslam ve İhsan

RAMAZAN AYI NASIL BİR AY?

Ramazan Ayı Nasıl Bir Ay?

RAMAZAN ORUCU İLE İLGİLİ ESASLAR

Ramazan Orucu ile İlgili Esaslar

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.