Yüzakı Dergisinin Nisan 2025 Sayısı Çıktı

Yüzakı dergisinin 242. sayısı çıktı. Yüzakı dergisinin Nisan 2025 sayısı “Göz Nûru Ailelerle Takvâ Toplumu” kapağıyla yayınlandı.

“Göz Nûru Ailelerle Takvâ Toplumu” başlığıyla çıkan Yüzakı dergisinin 242. sayısının sunuş yazısı şu şekilde takdim edildi.

GÖZ NÛRU AİLELERLE TAKVÂ TOPLUMU

Mekke devri... Az sayıda müslümanın yaşadığı en büyük problemlerden biri de aile içi çatışmalar... Kimisi müslüman olmuş, hanımı olmamış. Kimi hanım müslüman olmuş, kocası bu duruma karşı. Kimi anneler, evlâtlarını İslâm’dan döndürmek için çırpınmakta... Kimi babalar; müslüman evlâtlarını mîrastan men ediyor, kimisi zincire vuruyor. İşte böyle bir zamanda nâzil olur bu içli duâyı ihtivâ eden âyet-i kerîme:

“Rabbimiz! Bize gözümüzü aydınlatacak eşler ve zürriyetler bağışla ve bizi takvâ sahiplerine önder kıl!” (el-Furkān, 74)

Göz sevinci, göz serinliği, gözün ızdıraplarından, çalkantılarından kurtulması ve sükûnet, sekînet, karar bulması mânâları da olan bu kelimeyi, Türkçemizde göz nûru, göz aydınlığı ifadeleriyle karşılıyoruz.

Güzel Türkçemizde göz nûru terkîbinin bir mânâsı daha var:

El emeği göz nûru... Uğraş vererek, ter akıtarak, uzun uzun gayret ederek yapılan işler... O paramparça tablodan, bizim tevârüs ettiğimiz göz nûru ailelere gelişte, asırların göz nûru vardı. Emekler vardı, gayretler, ihtimamlar, îtinâlar...

O îtinâ kaybolunca, salıverilen yumaklar gibi çilelere dönüştü her şey... Düğümlendi problemler... Şimdi mahkeme kılıcıyla çözmekten başka çare de bilmiyoruz. Aileler göze nur değil, başa çorap mâhiyetine sokulmakta. Çare; âyetin sonunda: Takvâ’da...

Göz Nûru Ailelerle TAKVÂ TOPLUMU

2025 Aile Yılı ilân edildi. Faaliyetler, kampanyalar, yardımlar, destekler ve imkânlar yanında tefekkürlere ve değerlendirmelere de vesile olacak elbet. Biz de baharın cıvıl cıvıl Nisan deminde, aile mevzuunu işledik.

Genel Yayın Yönetmenimiz M. Ali EŞMELİ; aile meselelerinde çözüm diye ortaya atılan zehirli formüllere, sahte ilâçlara ve imtihanları iptal ettirmeye çalışan bozgunculara dikkat çekti.

Muhterem Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi; Rasûlullah Efendimiz’in ailesinden, ehl-i beytinden bahsederek; “Dünyanın en huzurlu ailesinde hangi değerler vardı?” suâline cevaplar serdetti.

Kıssalardan Hisseler’de ise ailenin İslâm ahkâmı açısından hak ve hukuk çerçevesi, evlât yetiştirmenin zarif ipuçları yer aldı.

Tanzimat dönemi, aile yapımızdaki çözülmenin ve göz nûru emeklerin yerini taklitçi yaklaşımların aldığı bir dönüm noktası olarak dosyamızda tebârüz ettirildi.

Dr. Ahmet Hamdi YILDIRIM, İslâm’ın kadına bakışını geniş perspektiften ele alırken; Z. Özlem ABAY, cennette kıyılan nikâha, Hazret-i Âdem ile Havvâ Vâlidemiz’in evliğine ışık tuttu. Hat sanatımızda da annenin kıymeti baş tâcı edildi.

Gündemdeki diğer meseleler, Gazze’de tekrar başlayan zulüm, dosyamızda. Nükteler, hâtıralar, manzum tiyatro ve hikâyeler ve elbette şiirler...

Göz nûru şiirler...

Bütün bu güzel malzeme ile, ailemizi nakış nakış işlemeye var mısınız? Televizyon ve cep telefonlardan kaldırıp başlarımızı, ailemizden başlayarak bir takvâ toplumu işlemeye var mıyız?   

Dergiyi temin etmek için tıklayınız.

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.